Bugun...



HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK? - MUSTAFA YÜZER

Tarih: 09-01-2018 11:39:50 + -


Gazeteci Mustafa Yüzer'in yaklaşan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlık seçimleri için yazdığı köşe yazısı..


HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK? - MUSTAFA YÜZER

“Dükkan açmak kolaydır, Mühim olan Esnaf Olabilmek..”
Atalarımızın bu sözüyle başlıyorum cümlelerime..
Nedir “Esnaf” kelimesinin anlamı: “Kendi emeği ve sermayesini kullanan, yanında az sayıda işçi çalıştıran, küçük sermaye ve zanaat sahibi.” Evet Türk Dil Kurumu Esnafı böyle betimliyor. Peki gerçekten sermayesi ile iş yeri açan ve burada birkaç eleman çalıştıran herkes esnaf oluyor mu?
İşte tam burada ilk söylediğim atasözü geliyor aklımıza. Bana göre esnaflık sadece iş yeri açmak değil, müşterinin abisi, amcası, dostu, sırdaşı olabilmektir.
Bugün esnaflarımız, en büyük sıkıntı olarak ulusal marketlerin her köşe başında açılmasından dert yanıyor.
“Yok işlerimizi bitirdi, yok kalitesiz malı ucuza satıyorlar..” Rahmetli Nasrettin Hocanın hikayesiyle devam edeceğim konuya;
Nasrettin Hoca bir akşam yorgun argın eve dönmüş. Karnı çok açmış. Gözlerinden uyku akıyormuş. Hanımı hemen yemek hazırlamış. Birlikte yemek yemişler. Nasrettin Hoca hanımına o gün
yaşadıklarını anlatmış, hanımı da komşularından söz etmiş. Nasrettin Hoca yemekten sonra hemen yatmış ve derin bir uykuya dalmış.
Gece Nasrettin Hoca’nın hanımı bahçeden gelen tıkırtılara uyanmış, Nasrettin Hoca’yı dürtmüş:
-Uyan bey, dışarıdan tıkır tıkır sesler geliyor.
Nasrettin Hoca, uykusunun arasında:
-Kedilerdir hanım, endişelenme demiş; uyumaya devam etmiş.
Nasrettin Hoca ve hanımı ertesi sabah çilli horozun yeri göğü inleten ötüşüyle uyanmışlar Ü...Ürü...Ü... ÜÜÜÜ!.......
Güzelce kahvaltılarını etmişler; kahvaltıdan sonra Nasrettin Hoca tarlaya gitmek için hazırlanmaya başlamış, heybesine eşyalarını yerleştirmiş, Karakaçan’ı almak için ahıra gitmiş. Bir bakmış ahırın kapısı açık!
Merakla içeri girmiş Aaaa!..Karakaçan içeride değilmiş!
Karakaçan... Karakaçan...diye seslenmiş. Fakat sesine karşılık alamamış. Nasrettin Hoca hemen eve koşmuş, hanımına:
-Ahırın kapısını sen mi açık bıraktın, diye sormuş.
Bu sırada hanımının aklına gece bahçeden duyduğu tıkırtılar gelmiş:
-Tüh, demiş. Demek gece duyduğum sesler ahırdan geliyormuş. Anlaşılan bahçemize hırsız girdi. Karakaçan’ı çaldı!
Nasrettin Hoca:
-Eyvaah, demiş. Öyle mi oldu dersin hanım? Sonra ,bir gören olmuştur diye komşularına sormaya gitmiş. Can sıkıntısı içinde herkese durumunu anlatmış. Kısa sürede Hoca’nın etrafında bir kalabalık toplanmış.
Nasrettin Hoca:
-Hırsızı gören oldu mu, Karakaçan’ın sesini duyan oldu mu diye herkese soruyormuş.
Komşuların her biri bir şey söylüyormuş:
-Hocam niye ahırın kapısına sağlam bir kilit takmadın demiş biri.
Nasrettin Hoca:
-Komşum kilit sağlamdı, derken bir başkası:
-Hocam, demiş, kusura bakma ama eşeğin çalınmasında en büyük suç senin. Çünkü doğru dürüst bir ahırın bile yok, kapısı penceresi yok, eski püskü bir ahır.
Nasrettin Hoca komşularının bu suçlamalarına daha fazla dayanamamış, kaşlarını çatmış ve etrafındaki kalabalığa demiş ki:
-Yahu komşular, demiş; iyi güzel de kabahatin hepsi benim mi? Hırsızın hiç mi suçu yok?
Şimdi tekrar konumuza dönelim.
Bugün A101, BİM, Şok gibi ulusal market zincirleri nerdeyse her apartmanın altına şube açıyor. Nasıl mı açıyor? Gerek yasa boşluklarından yararlanarak gerek yoğun istek üzerine. İşleri nasıl mı? Vallahi tıkır tıkır para kazanıyorlar. Çünkü halkımız da onlardan alışveriş yapmaya iyice alıştı. Hem piyasadan daha uygun fiyata satış yapıyorlar hem de her kalem ürün mevcut.
Ama halkımızı sadece uygun fiyatlar mı cezbediyor? Esnaflarımızın hiç mi suçu yok?
Eskiden Fırıncı Cahit Amcamız vardı ekmeğin yanında tebessüm hediye eden, Bakkal Erdal Amcalar para üstünü sakızla tamamlayan... Babamızın bir selamıyla her şeyi alabildiğimiz esnaflarımız vardı. Şimdi öyle mi? Bazı esnaflarımız müşteri içeri geldiğinde ayağa kalkmayı geç, hoş geldiniz demeye bile eriniyor. Hepsi için bu kanı geçerli değil elbette, hala birkaç Cahit Amcamız, Erdal Abimiz kalsa da yetmiyor.
Evet, her şey gibi esnaflık kavramı da değişti, değişiyor...
Önümüzde ki hafta ilçelerimiz Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanını seçecek. Her adayın kendince elbette vaatleri var. Kimi yerine getirilecek sözler, kimileri sırf oy toplama için verilen sözler…
Ama sözüm Esnaf büyüklerime!
“Başkanlar gelip geçicidir, seçimler de öyle... Fakat Ekmek teknelerinizin kıymetini bilin. Bugün bire bir ulusal marketlerle rekabet gücünüz olmasa da bir araya gelerek yapamayacağınız, başaramayacağınız hiçbir şey yok!
Oy kullanırken bu akrabam, bu komşum diyerek vermeyin oyunuzu!
Gerçekten sadece size değil bütün esnaflara faydasının olacağına inandığınız adaya oy verin.
 
Seçilen Başkanların sizlere hayırlı olması dileğiyle...
 
Gazeteci Mustafa Yüzer
 
 
 
 



Editör: MUSTAFA YÜZER



Etiketler :
Sedat ayaz / 09-01-2018 12:24:00

Helal olsun sana mıste bak seni elestirmedigim takdir ettigimde oldu



FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER KÖŞE YAZILARI Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
VİDEO GALERİ
  • BİTLİS BELGESELİ
    BİTLİS BELGESELİ
  • ADİLCEVAZ BELGESELİ
    ADİLCEVAZ BELGESELİ
  • AHLAT BELGESELi
    AHLAT BELGESELi
  1. BİTLİS BELGESELİ
  2. ADİLCEVAZ BELGESELİ
  3. AHLAT BELGESELi
VİDEO GALERİ
YUKARI