Bugun...



AH ŞU YALNIZ BIRAKILAN OKULLAR, ÖĞRENCİLER..

Tarih: 10-11-2017 09:38:15 + -


Hz. Eyüp neden imtihan edildi, bilir misiniz? Ben bilirim.. Ama bu imtihan konusunu yazımın sonunda sizlere anlatacağım. Geçen köşe yazımda Hz.Muhammed'in (SAV) "Zulmün karşısında susan dilsiz şeytandır." hadisiyle özetlemiştim kafamdakileri, bu yazımda da Hz. Eyüp'ü örnek göstereceğim siz değerli okuyucularımıza..


AH ŞU YALNIZ BIRAKILAN OKULLAR, ÖĞRENCİLER..

Hz. Eyüp neden imtihan edildi, bilir misiniz?
Ben bilirim..
Ama bu imtihan konusunu yazımın sonunda sizlere anlatacağım. Geçen köşe yazımda Hz.Muhammed'in (SAV) "Zulmün karşısında susan dilsiz şeytandır." hadisiyle özetlemiştim kafamdakileri, bu yazımda da Hz. Eyüp'ü örnek göstereceğim siz değerli okuyucularımıza..
 
Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde Bursa İl Dernekleri Federasyonu üyeleri 42 kişilik bir heyetle Bursa'dan yola çıkarak şehrimize geldi. Bu ziyaretin amacı hem ilimizin gelenek göreneklerini öğrenmek hem iki şehir arasında gönül köprüsü oluşturmaktı. Bu ekibe Bursa'da görevini layığıyla yapan, bu meslek için ailesini yalnız bırakarak, gecesini gündüzüne katan gazeteci dostlarımız da ekibe eşlik etti. Bursa'dan gelen bu yüreği güzel insanlar fırsat buldukça ilimizi ve ilçelerimizi gezdi. Değerli gazeteci misafirlerimiz de burada gördüklerini ve görmek istediklerini kendi yayın organlarında güzel bir dille kendi okuyucularına ve devlet büyüklerimize aktardı.
Ama her yerin güzel yanı olduğu gibi bazen madalyonun arka yüzü de yansıyor haberlere..
Nedir bu arka yüz?
Dinleyin, anlatıyorum..
Şimdi bu Bursa'dan gelen dernek üyeleri ve gazeteciler ziyaretleri sürdürürken yolları adı gibi yalnızlığa terk edilmiş, Yalnız Çamlar İlkokulu'na da düşüyor. Ekip Bitlis'in hep güzel yanlarını gördü ya, gözleri alıştı güzellikleri görmeye..
Köy okulunu görünce hepsi adeta şok oldu..
 
Çünkü tabela da bile ismi tam okunmayan okula okul demek için 40 şahit gerekiyordu. Orada 40 kişi vardı ama onlarda okulun okul olmadığına şahit oldular. Evet, okul diye tabir edilen yer okul olamazdı..
Ne sobası yanıyordu, ne de öğrencilerin kıyafetleri soğuk havaya dayanıklıydı. Kimi öğrenci kardeşim abisinden ablasından kalanlarla okumaya çalışıyordu, kimisi de anne babasının dişinden tırnağından arttırıp aldığı ince kıyafetlerle..
Dernek üyeleri öğrencilere dağıtmak için gönüllerinden koparak aldıkları kıyafetleri hediye etti öğrencilerimize..
Ama insanoğlu bu yaratılışında var ya nankörlük, buna bile kulp buldu zavallı öğrenci kardeşlerimin Aynur Öğretmenleri..
Hani bu Bursa'dan gelen gazeteci dostlarımız ilimizin güzelliklerini yazdıkları gibi, düzeltilmesi gereken yanlarını da yazdılar ya haberlerine, rahat uyur mu artık Bitlis Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri?
Çağırdılar hemen bir kaç gazeteciyi, itiraz ettiler, öyle bir şey yok dediler..
Az önce dedim ya 40 şahit lazım okul demeye, onlar meseleyi iki tane fotoğraf makinesi, bir tane kamera ile halledeceklerini zannettiler. Bunu neye mi güvenerek yaptılar? İlimizde ki her gazetecinin Bursa'dan gelen Gazeteci Bilal Kayaaltı kadar olmadığını çok iyi biliyorlardı. Bir muhabir, hemen ajansa servis etti kendinin bile inanmadığı, toz pembe konuşan Aynur Öğretmenin inkar sözlerini..
Önce çıktı kamera karşısına Aynur Öğretmen ve bir anda aklına güzel bir okul getirerek konuşmaya başladı. İtiraz etti yapılan habere, hiç yüzü kızarmadan dedi ki okulumuz çok güzel, bizler de öğrencilerimiz de çok memnunuz halimizden. Almıştı arkasına durumdan habersiz kardeşlerimi, ancak onların masumiyetiyle bir kaç televizyon kanalına haber olmayı belki de bu sayede ünlü olmayı umuyordu.
Ve sonra devam etti memnuniyetini dile getirmeye ve dedi ki: "Çocuklara mont getirmişler. Birden okula girdiler. Getirdikleri malzemeler çocuklar için uygun bedenleri getirmedikleri için zaten hep küçük geldi. Biz de getirdikleri malzemeleri küçük kardeşlerine dağıtmak zorunda kaldık."
E be Aynur Öğretmen! Sana soruyorum ayıp değil mi bu dediklerin?
Adamlar gönüllerinden kopmuş almış bir şeyler..
Yetmedi diyorsun bir de!
Biz de oradaydık, artan kıyafetleri beraber vermedik mi Kızılay gönüllülerine diğer öğrencilere dağıtsınlar diye?
Senin nasıl vicdanın el veriyor göz göre doğrulara karşı itiraz etmeye? 1 dakikalık röportajınla nasıl girersin o kadar çocuğun vebaline girmeye? Hiç mi korkmazsın Allah'ın seni de Hz. Eyüp gibi imtihan edeceğinden?
Nasıl bakabileceksin o çocuklar soğuktan hasta olduklarında onların yüzüne?
Senin yaratılışında bile çocuğu korumak, kollamak varken sen niye diyemedin benim öğrencilerim çok zor şartlarda okula geliyor? Okulumuzun acil olarak iyileştirilmeye ihtiyacı var?
Tamam hadi emir demiri keser dedin, makam büyüklerinin kelimelerini tekrarladın kameralara..
 
Ya sen Bitlis Milli Eğitim Şube Müdürü Kayhan Subaşı! Sen nasıl savundun o okulu?
Nasıl o doğru haberlere yalan diyebildin? Tabelasını bile yeni değiştirdiğiniz okul için sıkıntı yok dedin?
Size soruyorum ağalar?
Sonra ben "Ya işinizi adam gibi yapın, ya da bu şehrin vebaline artık girmeyin!" deyince şeytan görmüş gibi bakıyordunuz bana?
Artık size işinizi adam gibi yapın demiyorum, İSTİFA EDİN!
Bu zamana kadar İstifade ettiğiniz kurumlardan artık İstifa edin, çünkü artık işiniz iş yapmak değil.. Onu öğrendik.
Ha gazetecileri çağırmanıza gerek istifa ederken, onu da şov yapmadan yapın!
 
Şimdi gelelim Hz. Eyüp'e..
 
Şam tarafında kuraklık, kıtlık olur. Mısır Hükümdarı Eyyûb aleyhisselama, bize gel! Bizim yanımızda senin için bolluk, genişlik vardır, diye yazı gönderince Eyyûb aleyhisselam malları ve ailesi ile birlikte Mısır’a gider. hükümdar onlara yiyecekler, elbiseler verip kalacak yer temin eder. Eyyûb aleyhisselam Hükümdarın yanında bulunduğu bir sırada Şuayb aleyhisselam gelip içeri girer ve hükümdara şöyle seslenir:
 
-Gök, yer, denizler ve dağlar halkı kızınca Allah’u Tealanın da gazaba geleceğinden korkmaz mısın?
Eyyûb aleyhisselam ise susar ve konuşmaz. Şuayb ve Eyyûb aleyhisselam hükümdarın yanından çıkınca Allahü teala Eyyûb aleyhisselama:
 
-Ey Eyüp ! Sen, hükümdarın ülkesine gittiğin için sustun, öyleyse imtihana hazırlan, diye vahiy eder.
Böylece Allahu Teala Hazreti Eyüp'ü imtihana tabi tutar.
 
O da sizin gibi sustu haksızlık karşısında, ondan sonra başladı imtihanı..
 
Saygılarımla..
Gazeteci Mustafa Yüzer..
 
 



Editör: MUSTAFA YÜZER



Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER KÖŞE YAZILARI Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
VİDEO GALERİ
  • BİTLİS BELGESELİ
    BİTLİS BELGESELİ
  • ADİLCEVAZ BELGESELİ
    ADİLCEVAZ BELGESELİ
  • AHLAT BELGESELi
    AHLAT BELGESELi
  1. BİTLİS BELGESELİ
  2. ADİLCEVAZ BELGESELİ
  3. AHLAT BELGESELi
VİDEO GALERİ
YUKARI